Y- Türk Kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Y- Türk Kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2018 Cuma

Yaşadığım Gibi - Ahmet Hamdi Tanpınar

Tanpınar'ın gazete ve dergilerdeki yazılarının derlenmesinden oluşan Yaşadığım Gibi 7 bölüm halinde düzenlenmiştir: 
1. İnsan ve cemiyet, 
2. İnsan ve ötesi, 
3. Üç şehir (İstanbul, Bursa, Maraş), 
4. Paris tesadüfleri, 
5. Türk edebiyatı, 
6. Musıkî, 
7. Plâstik sanatlar. 
Bu yazıların çoğu deneme özelliği taşısa bile yine de Tanpınar'ın Türk kültürü, medeniyeti, edebiyatı, sanatlar, batı dünyası üzerindeki fikirleri bakımından önemli bilgiler ihtiva etmektedirler.

Yediçınar Yaylası - Kemal Tahir

Kemal Tahir'in, bir üçleme oluşturan ve Çorum çevresinde geçen "Yediçınar Yaylası," "Köyün Kamburu" ve "Büyük Mal" adlı romanları; Tanzimat'ın ilanından Atatürk'ün ölümüne kadar geçen dönemde, üç ayrı nesil çevresinde, toplumdaki sosyal gelişmelere uygun olarak değişen mülkiyet ilişkilerinin, toprak ağalığı düzeni ve eşkıyalik hareketlerinin gerçek yüzünü anlatır. 

Kemal Tahir'e özgü yaratıcılık ve dehayla dolu bu romanlarda, dahiyane bir biçimde üsluplaştırılmış Çorum ağzıyla, geleneksel halk hikayeleri ve meddah anlatımından yararlanılarak, Tanpınar'ın deyimiyle, büyük bir dil makinesi üretildiği görülürü.
"Bir neslin yüz akıdır Kemal Tahir. Türk düşüncesine ufuklar açmıştır. Türk romanının en yiğit, en güçlü, en büyük temsilcisidir. Belki de çağdaş romanın demeliydim..."

- Cemil Meriç

Yer Demir Gök Bakır - Yaşar Kemal

"Birden bu barok kişilerin harikulade serüvenine kapılırsınız, acımasız gerçekle efsane arasında gider gelirsiniz. Yaşar Kemal ya da bir halkın dehası."
-Martine Bauer,Le Matin de Paris,(Fransa)-

"Yaşar Kemal'in özgün ya da bilge bir anlatıcıdan çok daha başka bir şey olduğunu bir kez daha kabul etmek gerekir.(...) Yazar ve halkı sanki gerçekten tek bir bütünmüş gibi, kişileri de anlatımı da aynı şiirsel imgelemi ve aynı büyüleyici çekiciliği taşır."-Journal de Centre, (Fransa)

"Toprağa ve gökyüzüne kenetlenmiş köylünün sert yaşamını düşleyebilenler, bir gemiye biner gibi binsin bu demirden toprağa bizlere sonsuza dek yasak edilmiş bu serüveni yaşasınlar."-MN. Rieux, Que Lire, (Fransa)

"İnsanlara karşı acımasız bir toprağın temposu..."

Yılanı Öldürseler - Kemal Tahir

Hasan aile onuru uğruna akrabaları ve köylülerin baskısıyla annesini öldürmek zorunda kalır. Dokuz yaşında işlediği bu cinayeti hiçbir zaman aklı almayacak, kabullenmeyecek ve anlamlandıramayacaktır. Toplumsal cinnetin bir çocuğu katil olmaya sürüklemesinin romanı Yılanı Öldürseler kurban kavramına odaklanır. 

"Zengin yaratısı, Yaşar Kemal'i herkese seslenen zaman ötesi büyük klasiklere yaklaştırmaktadır." 
- Michel I. Makarius, Jeune Afrique, (Fransa) 
"Yılanı Öldürseler'deki derinlik hem ekonomik ve toplumsal yanları gösterilerek işlenen temanın anlamsal yoğunluk taşıması, hem de roman kişilerinin karakteristik özelliklerinin başarıyla işlenmesinden kaynaklanır." 
- Feridun Andaç, Yazınsal Gerçekçiliğin Boyutları-

Yol Ayrımı - Kemal Tahir

Kâmil Bey de Anadolu'da serbesttir artık ... 

Türkiye'yi  kuşatan bir "serbest"lik rüzgarı esmeye başlar zamanla. 
Bu serbestlik, değişen ya da değişmiş gibi görünen  insanların maskelerini birer birer düşürürken,  İstanbul'da hayat giderek zorlaşır. Kâmil Bey, yıllardır  özlemini duyduğu biricik kızı Ayşe'ye kavuşmaya  çalışırken, Kurtuluş Savaşı'nda yüz binlerce insanın  kanıyla kurtulan vatan, artık demokrasi mücadelesi  vermektedir. 

Serbest Fırka'nın kuruluşu, Darülfünun'da meydana gelen ayaklanmalar, İstanbul sokakları ve  tarihin derinliğinde kalan ayrıntılar... 

"Yol Ayrımı", savaştan zaferle çıkmış bir milletin demokrasi yolunda attığı bebek adımlarının izdüşümlerini aktarıyor okura.

Yolsuzluk, Şiddet, Bağımlılık - Uğur Mumcu

Bazı ülkelerde bazı kimseler, devleti soymak için politikacı kılığına girerler. Partilerde, parlementoda boy gösterirler, İhracat, ithalat, banka soygunu gibi işleri siyasal ilişkilerle yürütürler. 

Bunlar da çetedir. Çetelerin en aşağılığı bunlardır. Bunlar yüzlerine devlet adamı maskesi takıp, halkı soyarlar. 

Allah'a çok şükür, memleketimizde böyle çeteler yoktur!...
(Cumhuriyet, 22 Mart 1975. Çete...)
Bir toplum böyle çöker işte!... 
Devletin yerini kaba kuvvet alır, susulur. Yasanın yerini Allah alır, korkulur. 

Yolsuzluklar, cinayetler birbirini izler, eller kollar bağlanıp götürülür. Vuran vurur, öldüren öldürür ve bütün bunlardan sonra, bir çete gelir ve devleti teslim alır. (Cumhuriyet, 15 Ocak 1975. Bir Örnek...)

Amerikan kapitalizmi, bütün kirlerinden arınıp kendini yenileyebilirse, Türkiye'de Demirel gibi bir başbakan, Feyzioğlu, Erbakan ve Türkeş gibi başbakan yardımcıları istemeyecektir. Çünkü bu liderler, partileri gibi çağdışıdır. (Cumhuriyet, 12 Mart 1975. Geleceğe Doğru...)

Uğur MUMCU

Yunus Emre Hayatı ve Bütün Şiirleri - Abdülbaki Gölpınarlı

Yunus Emre Hayatın ve halkın dili ile gür bir lirizmi kaynaştırarak tasavvuf şiirinin kurucularından biri olmayı başaran unutulmaz bir 13. yüzyıl sonu - 14. yüzyıl başı ozanıdır.

17 Ocak 2018 Çarşamba

24. Gün Öğleden Sonra - A. Hakan Soysal

Avşa adasını bilir misiniz? Adanın arka tarafı hemen her mevsim rüzgar altında kalır ve bu nedenle dalgasız gün geçmez, öbür yanı ise alabildiğine sıcak ve kalabalık olur. Burada yaz tatilini geçirenlerin dönüşte akıllarında kalan üç şey: kalabalık, sıcak ve adanın arka tarafında esen sert rüzgârdır. Biz adanın arka tarafında biraz yamaca doğru ve denizi alabildiğine gören bir yerde bulunan evimizde yaz tatilini geçiriyorduk. Bahçe ile ilgilenmek, evin ihtiyaçlarını sağlamak, eve göz kulak olmak benim yaz tatili görevlerim arasında olduğu için benim yaz tatillerim genelde iki veya üç ay sürerdi.