D- Türk Kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
D- Türk Kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ocak 2018 Çarşamba

Dahi Diktatör - A. M. Celâl Şengör

Yaşamını insan özgürlüğünü ve insan haysiyetini korumaya adamış bir kişiyi anlatan bu kitap, insanlık tarihinde ilk defa özgür bir ölümün, esir bir yaşamdan çok daha kıymetli olduğunu bütün insanlığa  öğreten  üç  yüce  insanın  anısına  ithaf  olunmuştur.  Onlar,  Atatürk’le  birlikte,  tüm özgürlük savaşçılarının ve insan haysiyetinin hamilerinin önderi olmuşlardır:
Kendi  ordusundan  üç  kat  büyük  Pers  Ordusu’nu  perişan  ederek  Maraton  Savaşı’nı  kazanan Atinalı General Miltiades,
Termopil’de  binlerce  kişilik  Pers  Ordusu  karşısında  300  kahramanı  ile  birlikte  şehit  düşen Sparta Kralı I. Leonidas,
Kendi  donanmasından  kat  kat  üstün  Pers  Donanması’nı  Ege’nin  sularına  gömerek  Salamis Savaşı’nı kazanan Atinalı Amiral Temistokles.

İnsanlık,  haysiyetini  bu  üç  kahramana  ve  onlarla  omuz  omuza  savaşan  ve  sadece  mütevazı çiftçilerden, zanaatkarlardan, tüccarlardan oluşan tüm hür vatandaşlarına borçludur.

Dansöz Kıvırmaları - Bahattin Yıldız

Ber, kendisinde ağır uyuşukluk ve yorgunluk hissediyordu. Aslında buna nedenolabilecek çok fazla iş de yapmamıştı. 
"Eeee... Büro kurmak kolay değil,"diyedüşündü.Büyük Kentte Hukuk Fakültesi eğitimi, Mer Kentinde avukatlık stajı, askerlikgörevinin bitimi ve iki aylık dinlenme sonrası, babasının; 
"Evi, Ad kentinetaşıyacağız.... 
Orada mesleğine başlamanı istiyorum,” direktifi üzerine Ad kentindebüro kurmayı uygun bulmuştu Ber.
Bir yetmiş boylarında, siyah düz saçlı, ela gözlü, beyaz tenli olan Ber; fizikselgörünümüyle, pek yakışıklı sayılmasa da sempatik görüntü ve tavırlarıyla, duygusalyoğunluklu ses tonuyla, derin ve sevecen bakışlarıyla aradaki farkı kapatıyordu.
Bugün önemli bir gündü. Geçmişinde yaşadığı ekonomik sıkıntılarının acısını kat katçıkaracağı yaşam dönemine ilk adımı bugün atıyordu. Umutla doluydu. 
Bir süresonra; filtresiz sigara içmeyecek, sahandaki tek yumurtayı bir buçuk somunekmekle yemek zorunda kalmayacak, çorbaya; sadece ızgara öncesi ‘merhaba’ diyecek, lastiği gevşemiş külotları bekletmeksizin çöpe atıp, yenilerini giyecekti.
Gözlük çerçevesi bir şekilde kırıldığında tamir ettirme gereği duymayacaktı...