İ- Türk Kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İ- Türk Kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Şubat 2018 Cuma

2. Meşrutiyet ve Sonrası Hatıralarım - Necmeddin Sahir Sılan

Kitap, Necmeddin Sahir Sılan'ın hatıralarının II. Meşrutiyet ve sonrasına ilişkin bölümünü içerir.

Hatıra sahibi Necmeddin Sahir Sılan, özgeçmişine ait bilgileri içeren hatıratının ileriki sayfalarında; Osmanlı'daki hürriyet mücadelelerine ve Meşrutiyet sonrasındaki siyasî gelişmelere değinir.

Daha çok, kendisinin kâtip olarak bulunduğu ve İttihatçıların yargılandığı 1918 Divan-ı Âli'sindeki gözlemlerini kaleme alan yazar, dönemin yoğun ve karanlık atmosferi hakkında da sağlıklı bilgiler vermektedir.

YAZARI : Necmeddin Sahir Sılan

8 Şubat 2018 Perşembe

İnce Memed - Yaşar Kemal

KİTABIN ADI              : İnce Memed
KİTABIN YAZARI         : Yaşar Kemal
YAYIN EVİ VE ADRESİ : Aka Kitabevi, İstanbul
BASIM YILI                : 1988

KİTABIN KONUSU                
Anadolu halkının geri kalmışlığı, cahil bırakılmışlığı ve köy hayatının sefaleti.

KİTABIN ÖZETİ
Toroslar’dan Akdeniz’e uzanan Dikenliözü’ndeki beş köyden birisi Değirmenoluk’tur. Bu köyün insanları  köylerinden dışarıya çıkmazlar. Onun için buraların kendine has kanun ve töreleri vardır. Bu kanun ve töreleri Abdi Ağa koyar ve uygular. Dışarıdan kimse  gelmez ve karışmaz.

Köyün yağız delikanlılarından Memed günlerdir Abdi Ağa’nın tarlasını sürmektedir. Artık dayanamayacağını anlayınca herşeyi bırakıp Kemse Köyü’ne gider ve Süleyman’a sığınır. Memed’in  bu yaptığı aslında bütün köy ahalisinin hayalidir. Memed kışı Kesme Köyü’nde geçirir. Anasını ve köyünü özlemiş olmasına rağmen dönmemekte kararlıdır. 

Bir gün köyden bir tanıdık onu görür ve bu haberi hemen Abdi Ağa’ya yetiştirir. Bunu öğrenen Abdi Ağa Süleyman’ın kapısına dikilir ve Memed alıp köye götürür. O yaz  Memed hasatı yapar ve Abdi Ağa’nın topraklarını sürer. Abdi Ağa ise ceza olarak ona hasatın beşte birini verir. O kış Memed ve anası çok zorluk çekerler.

Memed arkadaşı Mustafa  ile ilk defa kasabaya giderler. Yolda iyi, mert bir eşkiya olan ve hayranlık duydukları Kara Ahmet’le karşılaşırlar. Kasabadaki yaşam Memed’i çok etkiler. Ağaların olmadığı herkesin hür olduğu bu hayat özlemiyle Memed sevgilisi Hatçe’yi kaçırmak için köye gider ve barber kaçarlar. Abdi Ağa’nın yeğeninin nişanlısı olan Hatçe ile Memed’in kaçmalarının ardından Ağa’nın adamları ve yeğeni onları yakalamak için izlerini sürerler. 

Nitekim bulurlar. Aralarında çatışma çıkar. Abdi Ağa’nın yeğeni ölür, Memed yaralanır ve kaçar. Hatçe ise yakalanır. Memed’in sığınacak bir yeri olmadığı için Deli Durdu denilen bir eşkiyanın çetesine sığınır. Çetenin yaptığı haksızlıkları gören Memed Deli Durdu’dan nefret eder.

Bu sırada Abdi Ağa Hatçe’yi cezalandırmak için ona bir tuzak kurar. Yeğenini Hatçe’nin öldürdüğüne jandarmaları ikna eder ve Hatçe hapishaneye düşer.

Eşkiyalığa iyice alışan Memed zulmetmeye dayanamaz ve çeteden ayrılıp yeni dostlar bulur ve onlarla gezmeye başlar. Bir gece köye geldiğinde anasının öldüğünü duyar ve Hatçe’nin başına gelenleri öğrenir. Ardından Abdi Ağa’nın izini sürmeye başlar.

Bu arada Abdi Ağa Memed’i ortadan kaldırmak için bir tuzak kurar. Memed ise kasabada Hatçe’yi bulur ve bir yolunu bulup onu ve arkadaşını hapishaneden kaçırmayı başarır. Köylüleri de Abdi Ağa’ya karşı gelmeleri konusunda yüreklendirir. O kış köylüler Abdi Ağa’ya hasatlarından bir buğday tanesi bile vermezler.

Abdi Ağa Ankara’ya telgraf çeker ve Memed’in gizlendiği yeri ihbar eder. Jandarmalar Memed’i kıstırırlar. Aralarında çatışma çıkar. Tam bu sırada Hatçe doğum yapar. Memed eşi ve çocuğu için teslim olur fakat bu esnada Hatçe vurulur. Memed’in dünyası yıkılır. O sırada çıkan afla serbest kalır. Doğan çocuğunu Hatçe’nin hapishane arkadaşı alır ve Gaziantep’in bir köyüne götürür.

Olaylardan Abdi Ağa’yı sorumlu tutan Memed köye gelir ve Abdi Ağa’yı  vurur. Bu duruma sevinen köylü bayram eder. Memed ise atını dağlara doğru sürer ve o günden sonra Memed’den haber alınmaz.

O gün bu gündür Dikenlidüzü Köylüleri, çift koşmadan önce çakırdikenleri ateşe verirler. İşte tam o günlerde Alidağ’ın doruğunda bir top ışık patlar, üç gün üç gece yanar durur.

KİTABIN ANA FİKRİ
En yüksek makamlarda bile olsak kimseye haksızlık etmeye hakkımız yoktur.

KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
İnce Memed: Toroslar’da Değirmenoluk Köyü’nde yaşayan yoksul ve yetim bir köylü çocuğu. Abdi Ağa’nın baskısına dayanamaz, onun yeğenini öldürür ve dağa çıkıp eşkiya olur.
Abdi Ağa: Dikenliözü’nde bulunan beş köyün sahibi, merhametsiz, bencil ve zengin bir köy ağası.

17 Ocak 2018 Çarşamba

İstakoz Büyüsü - Bahattin Yıldız

Bahattin Yıldız, ikinci romanı “Istakoz Büyüsü’nde yakın tarihin henüz sıcaklığını koruyan siyasi ve toplumsal gelişmelerini çok sert bir medya eleştirisi ile birlikte dile getiriyor. 
Hikaye, İnsanlığın Hainleri Pusu Kurmuş adlı elektronik gazeteden aktarılan bir makaleyle başlıyor. Makaleye göre; “ABD, yurtdışında da çıkarlarına uygun sonuçları elde edebilmek için; her alandan hizmet alabileceği bazı kişi ve kişilikleri, özellikle bir kısım medya mensuplarını parayla, inceleme gezisi davetleriyle, eğitsel amaçlı fonlarla, bazı ayrıcalıklarla, hediyelerle, cazip ve ikna edici tekliflerle kendine bağlamaktadır. 
Bu tür faaliyetleri, resmi olmayan bir şekilde yürütürken, 11 Eylül sonrası salt medya alanında bu çalışmala¬rına merkez olacak ‘Stratejik Etkileme Bürosu’nü resmen kurmuştur.” Hikayenin bundan sonrası, işte bu tez üzerine kurulu; Bahattin Yıldız, Stratejik Etkileme Bürosu’nun yürüttüğü çalışmaların Türkiye’de ayağını ve bir kısım medya çalışanının ABD’nin Psikolojik Savaş Lejyonerleri haline nasıl geldiğini anlatıyor.

11 Ocak 2018 Perşembe

İki Güzel Günahkar - Ahmet Rasim

KİTABIN KONUSU: 
Kitap iki hikayeden oluşmaktadır. Birincisi ‘Bedia’ ikincisi ise ‘Güzel Eleni’ ismindedir. Birinci hikayede Bedia adlı güzel bir Osmanlı kızının yaşadığı aşklardan ve bir sevgilisinden aldığı intikamdan bahsedilir. İkinci kitap ise Eleni adlı güzel bir Ermeni kızının yoksulluktan zengin bir şarkıcı olana kadar başından geçenleri anlatır.

KİTABIN ÖZETİ: 
Bedia annesiyle yaşıyan güzel,cilveli ve erkekleri parmağında oynatabilen bir Osmanlı kızıdır. Çapkınlığı ise dillere destandır. Kaç sevgili değiştirdiğinin haddi hesabı yoktur. Bedia kibar bir aile mensubudur. Pederi zengin ve eğlenceye düşkündü. Konaklarında hemen her gece eğlenceler düzenlenir, içkiler içilir, gülüp eğlenilirdi. Bütün bunların Bedia’nın kişiliğinin oluşmasındaki etkisi tabiki tartışılamaz. 

Bedia’nın ilk aşkı kendisine hayran olan mahalleden bir gençti.Bedia türlü numaralarla genci iki sene içinde beş parasız bırakarak terketti. İşte Bedia’nın maceraları böyle başlamıştı daha bir çoklarıyla gönül eğlendirdi. Fakat Bedia’nın o kadar fazla erkekle beraber olmasına rağmen bir kişi devamlı aklında kalmıştır. Kitabımızdaki esas olayda zaten budur. 

Bedia gençle Çamlıca yolunda göz göze gelmişti. Gencin adı Nazım’dı. Yakışıklı yağız bir Osmanlı delikanlısıydı. Cesaretini toplayıp Kağıthane’yi birbirine katan onun yüzünden silahların çekildiği kızla, Bedia ile konuştu. Bedia’nın da ona kanı kaynamıştı. Bedia ile Nazım’ın birlikteliği böyle başladı. Nazım Bedia’yı çok seviyordu. Kimi zaman günlerce Bedia’nın yaşadığı konağa kapanıyorlar gönül eğlediriyorlardı. Bu sefer Bedia da kaptırmıştı gönlünü. Yalnız Nazım bundan annesine bahsedemiyordu. Çünkü Bedia adı çıkmış bir kızdı.

Annesi bir gün oğlunu çağırarak artık Nazım’ın evlenmesi gerektiğini, ölmeden gelinini görmek istediğini söyledi. Nazım ne yapacaktı. Keşke Bedia namuslu bir kız olsaydı, diye düşündü. Annesinin onu kesinlikle kabul etmeyeceğini biliyordu. Annesine çok bağlı olduğundan onu üzmek de istemiyordu. Kısa bir süre sonra annesi ölünce Nazım annesinin son isteğini yerine getirmek zorunda olduğunu düşündü. Bir süre Bedia ile görüşmedi ve içine kapandı. Ne sonunda Bedia’ya konuyu açarak ayrılmaları gerektiğini söyledi. Bedia çok üzlümüştü ve içinde bir kin belirdi. Nazım daha sonra namuslu bir kızla evlendi, düğününde ise Bedia’yı ağlarken görmüştü. Uzun süre Bedia’yı sevgi ve acıma duygusuyla kafasından atamadı. Bir gün Bedia ile sokakta karşılaştı ve Bedia onu çok özlediğini sadece biraz konuşmak istediğini söyledi. İşte Bedia yine Nazım’ın kanına giriyordu. Nazım kabul etti konuştular. Bedia Nazım’ın aklına girip onu konağa götürdü. İki gece beraber kaldılar Bedia Nazımı karısından boşanmaya ve kendiyle evlenmeye ikna etti. Osmanlı adetlerine göre koca karısına boş bir kağıt gönderirse bu onu boşadığı anlamına geliyordu. Nazım da karısına boş bir kağıt gönderdi. İki gün sonra Nazım evine döndü. Bir süre sonra Bedia’nın hizmetçisi gence bir tezkere getirdi.nazım hiç şüphelenmeden açtı. “Bey, bir kadını aldatmanın zararlı bir sonuç doğuracağını hesap etmediniz mi? Bir fahişe için karısını boşayan erkekten ne fedakarlık beklenebilir? Adiyö; beyim ben seveceğim erkeği buldum”. Bedia Nazımdan intikamını almıştı ve kim bilir kiminle gönül eğlendiriyordu. 

KİTABIN ANAFİKRİ:
Bir kadını aldatmak çok kötü sonuçlar doğurabilir.

KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ: 
• BEDİA: Güzel, erkekleri parmağında oynatabilen, eğlenceye düşkün, kinci bir Osmalı kadınıdır.
• NAZIM: Yakışıklı, annesine düşkün, temiz kalpli bir Osmanlı delikanlısıdır.
• BEDİA’NIN BABASI: Zengin, eğlenceye düşkün biridir.
• BEDİA’NIN ANNESİ: Kızının bir dediğini iki etmeyen biridir.
• NAZIM’IN ANNESİ: Geleneklerine bağlı oğlunun üstüne titreyen bir kadındır.

KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER: 
Kitap eski Osmanlı yaşamından güzel bir kesit veren zevkle okunabilecek bir eserdir. Tavsiye ederim. 

YAZAR HAKKINDA KISA BİLGİ: 
1865’ te İstanbul’da doğdu. Mahalle mekteplerinde başladığı eğitimini Darüşşafaka’da tamamladı. Bir süre gazetecilik ve öğretmenlik yaptı. Bir çok dergide makale, fıkra, gezi mektubu, anı türünde yazıları yayımlandı. 1927’de İstanbul milletvekili oldu ve görevini ölümüne dek sürdürdü. Servet- i Fünun döneminde yaşamış olmasına rağmen bu hareketin dışında kaldı. 21 Eylül 1932’de İstanbul’da öldü. İlk Sevgili (1891), Afife (1894), Güzel Eleni (1893), Meyl-i Dil (1897) gibi otuza yakın roman ve öyküsü ve bir çok fıkra, makale, çeşitli türlerde yazıları vardır.